bY dJ COCO - Bl...'s profile[Turks of Empires]Huns-G...PhotosBlogListsMore Tools Help

[Turks of Empires]Huns-Göktürks-Seljuks-Ottomans [Turks of Empires]

OSMAN GAZİ ile BAŞLADI ŞANLI SOYUMUZ!!!

bY dJ COCO - Blu3 BurAK

Occupation
Location
Interests
bY dJ COCO & BluE
dJ's & RemiX
No list items have been added yet.

Custom HTML

Image Hosted by ImageShack.us

Custom HTML

Photo 1 of 20

bY dJ COCO & BluE

Loading...

Türkçe-İngilizce-Almanca Sözlük

http://www.cucumis.org/tercume_12_w/p_in_157074.html

 

DAĞDA ÜÇ BEŞ KOYUN SÜRÜSÜ

TUTTURMUŞ BİR KÜRDİSTAN TÜRKÜSÜ

ELİNE ALMIŞ BAYRAK DİYE BİR MASA ÖRTÜSÜ

SATSAN BEŞ PARA ETMEZ NE DİRİSİ NE DE ÖLÜSÜ

SOYU SOYSUZ OLAN SENSİN TOPRAK SENİN NEYİNE

İTE İTLİK YAPIP KAFA TUTMA BEYİNE

ANLASA DEDİĞİMİ SOKAKTAKİ KÖPEK AĞLAR HALİNE

DUY ULAN SOYSUZ "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"...

 

Tek BAYRAK, Tek VATAN,

Bayrak yere düşerken

alkışlayan piçleri

Kahredecek Türk milleti

Destek veren güçleri

Meleküt aleminde

Destan olan can bizim

Dalgalansın Bayrağım

Üstündeki kan bizim

Dört aylık bebklere

Kurşun sıkan nerdesin

Nereye gidersen git

Öleceğin yerdesin

Ülkeni mehmtçikleri seviyorsan eğer bunu herkese ilet.KAHROLSUN pkk.

 

Lütfen Yorumlarınızı Paylaşın !!!

bY dJ COCO & BluE

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Mar. 26
 
 
 
 
blstar3.gif picture by anne-katootje
 
CHRISTMAS4.gif picture by anne-katootje
 
 
My idea of Christmas,
 whether old-fashioned or modern,
 is very simple: loving others.
Come to think of it,
why do we have to wait for Christmas to do that?"
 
blstar3.gif picture by anne-katootje 
( Bob Hope )
 
blstar3.gif picture by anne-katootje 
Wish you a good new week
Magnolia 
 
 
 
Dec. 15

 

HELLO MY DEAR FRIEND!!!
I WISH THAT THIS WEEK COMES WITH VERY MUCH LOVE AND HAPPINESS.
I LEAVE YOU THOUSANDS OF KISSES AND EMBRACES.
YOUR FRIEND WHO LOVES YOU

 

 


º"ºALEJANDRA º"º
Nov. 30

 

HELLO FRIEND!!!
I HAPPEN TO LEAVE MY REGARDS YOU AND TO WISH YOURSELF A BEAUTIFUL WEEK.
I LEAVE MANY KISSES AND EMBRACES YOU...
OF YOUR FRIEND WHO LOVES YOU.

º " ºALEJANDRA º " º

Nov. 24
muyy good the pic of de perfil.
Nov. 15


HEART... I ASK FOR EXCUSE YOU FOR BEING SO MISSING, 
I KNOW SOME THINGS HAVE COMPLICATED ME, 
BUT TODAY I AM HERE... 
I WANT TO WISH ONE YOU WONDERFUL WEEK 
FOR YOU AND YOURS. 
I LEAVE MANY KISSES AND EMBRACES YOU. 
YOUR FRIEND WHO LOVES YOU... 


º " ºALEJANDRA º " º

Nov. 3
AMI.gif picture by katootje22
 
Selam ve sevgiler..............Magnolia Rode roos
Oct. 24

 

 

HELLO FRIEND!!! I HOPE THAT YOU ARE WELL.
THAT THIS WEEK COMES WITH MANY MAGIC AND LOVE.
I YOU SEND KISSES AND EMBRACES.

º " ºALEJANDRA º " º

Oct. 19
 
 
289249815-1.jpg picture by katootje22
 
 
 
Cumaniz Mübarek Olsun
    
DanielHoleman-1-1.jpg picture by katootje22
Güzel bir hafta sonu
geçirmini dilerim
Magnolia
 
 
 
Oct. 10

 

I WISH YOU AN EXCELLENT BEGINNING OF WEEK.
I SEND ALL MY FONDNESS.
YOUR FRIEND LOVES YOU


º " ºALEJANDRA º " º

Oct. 6
 
 
Herfst.gif picture by anne-katootje
 
 
Nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

Oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
 
Attila İlhan )
 
 
Cumaniz Mübarek Olsun
 
Magnolia
 
 
maggieautumn.gif picture by anne-katootje
 
 
 
 

Oct. 3

 

I WISH THIS SUNDAY TO PROVIDE MANY SURPRISES AND HAPPY MOMENTS.

KISSES AND EMBRACES FROM ARGENTINE!!

º " ºALEJANDRA º " º

Sept. 28
click to comment besos grandes
Sept. 28
Sept. 19

º"ºALEJANDRAº"º

Sept. 13
 
 
thstarry02.gif red glitter star image by SaintZEFI
 
moslimwoman-1.jpg picture by cagtay
 
 
For every soul,
there is a guardian watching it.

 -  The Koran  
 
thstarry02.gif red glitter star image by SaintZEFI
 
 
Magnolia
thstarry02.gif red glitter star image by SaintZEFI
 
 
Selam arkadasim DJ Coco & bleu          Rode roos
Sept. 13

 

 

MUCHOS BESOS Y ABRAZOS DESDE BUENOS AIRES (ARGENTINA)

MANY KISSES AND EMBRACES FROM BUENOS AIRES (ARGENTINE)

º"ºALEJANDRAº"º

Sept. 5
Arkadas2244.gif arkadas picture by anne-katootje
 
 
Cumaniz Mübarek Olsun
Magnolia  Rode roos
Sept. 5
.wrote:
Photobucket  
 

        Çok iyi bir oyuncu oldum sonun da! yalnızlar oyunun da bir rol kaptım kendime.
Hem deee! baş roldeyimmm…
        Ama tebrik etmem gereken SENSİN biliyorum! Bu SENİN başarın ve ben SENİ ayakta alkışlıyorum bugün…
 
        Zaten benden başka oyuncu da olmayacak bu sahnede,öyle replik falan da yok ezberleyeceğim ,sadece bir hüzün olacak gözlerim de ve dudaklarım kıvralacak alaycı bir kendini küçümseyişle…
 
       Sen seyretmeyeceksin bu oyunu,öyle seyirci de gelmeyecek izlemeye... Sadece bomboş bir salon ve kocaman bir sahne sahnede ben! Ve.. sessizlik hüküm sürecek …
Kapalı gişe de kapalı bir oyun benim kisi, sahne hafif loş olacak benim gölgem ise perdelere vuracak biraz boynum bükük,birde ellerim boşluğa uzanacak…
Ağlama sahnesi yok bu oyun da! Gözlerim hüzünlü ama mutlaka kupkuru kalacak…
        Bu gece ilk oyunum biraz heyecanlımıyım ne...?
Ama yok başarmalıyım mutlaka! Senin yüzünü kara çıkarmamalıyım...ve bu gece en iyi yalnızları ben oynamalıyım. Göreceksin! asla yılmayacağım öyle heyecandan korkup saklanmayacağım da perde arkasına…
         İşte!.. ''O''  an geldi perdeler açılıyor ve ben yerimi alıyorum sahnede!... Kulaklarım uğulduyor..
Birazda midemde sancı var! ama olmaz şimdi vazgeçememmm!.. İyi bir oyuncu olmayı SEN öğrettin bana ve şimdi benim oyunculuğumu kanıtlama zamanımmm…
        Sahnedeyim artık;
        Veee....
        ‘’ YALNIZLAR’’  başladı !…
 
*rMk* 
Sept. 4
RamadamMagnolia.gif RamadanMagnolia picture by cagtay
 
 
Cumaniz Mübarek Olsun
Aug. 29
AnimationMMSS.gif Seni seviyorum animarie picture by cagtay
 
Selam arkadasim  Rode roos
Aug. 27

 

'"""QUE TENGAS UN FIN DE SEMANA MARAVILLOSO"""

"""THAT YOU HAVE A WONDERFUL WEEKEND"""

º"ºALEJANDRAº"º

Aug. 24
Cumaolson-1.jpg CMO picture by anne-katootje
 
Merhaba arkadasim COco & Bleu...........günün dünden daha güzel olsun  Rode roos
Magnolia
Aug. 22
DICEN QUE LA HUELLA DE LA AMISTAD
NUNCA SE BORRA
img518/5237/amigonm0.gif 
Y QUE NUNCA ES LARGO EL CAMINO
QUE CONDUCE A CASA DE UN AMIGO
img258/9572/amistad16gh3.png 
"FELIZ COMIENZO DE SEMANA"
 
BESOTESimg518/2862/gracias75b15d2nyan6.gif
POR TU MARAVILLOSA AMISTAD 
QUE SIEMPRE.
 
Aug. 18
Aug. 15

bY dJ COCO & BluE

Loading...
8/24/2008

ÜLKÜCÜLÜK

NINKEU339578-02

Ülkücülük, Türk milliyetçiliğinin özel adıdır. Türk milleti varoldukça ülkücülük de olacaktır. Herkesin ülkücü olması beklenemez. Ama Türk milletini milletler mücadelesinde birinci sıraya yükseltme hedefine ulaşmak isteyenler, kesinlikle Türk milliyetçisi olmak zorundadır. Türk milliyetçiliğinin siyasi, kültürel ve sosyolojik olarak kurumlaşmış haline ülkücülük adı verilir.

O halde, her ülkücü önce Türk milliyetçisidir. Türk milletininhizmetindedir. Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkarak, budeğerleri layık oldukları en yüksek doruklara yükseltmek, her ülkücününbirinci öncelikli görevidir. Oğuz Han’dan günümüze kadar parlak yıldızlar misali Türk milletinin önünde ışık olan bütün liderler, Türk milletine hizmet etmişlerdir. Türk milletine hizmet edenler, aynı zamanda Türk
milliyetçiliğine ve Ülkücü Hareket’e de hizmet etmiş olmaktadırlar.
1789 Fransız ihtilalinden sonra dünya, milletleşme çağına girmiştir. Türk milleti o dönemde büyük bir imparatorluk olan Osmanlı ile Önasya, Afrika ve Avrupa ortalarının nizamını sağlamakla yükümlüydü. Osmanlı, kuruluş olarak Türk milletine dayanmakla birlikte yükselme döneminden itibaren yönetimde Türk olmayan unsurlar yer almıştır. Fransız ihtilali ve Avrupa devletlerinin Hıristiyanlığı öne çıkararak, Osmanlı tebası durumundaki Hıristiyan toplumları kışkırtmaları sonunda, Osmanlı Avrupa’daki topraklarının büyük bir kısmını kaybetmiştir.

Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve en son Kurtuluş Savaşı ile birlikte Osmanlı’nın kalıntıları üzerinden, Göktürkler’den sonra, tarihte ikinci kez, Türk adını taşıyan bir devlet doğmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki bu yeni devleti kuran iradenin temelinde de Türk milliyetçiliği ülküsü yatmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk milliyetçiliği ülküsünü savunan milliyetçiler, dönemin milli şefi tarafından Turancılık yaftasıyla suçlanmışlar, daha sonra bu ülkücü kadro Türk milliyetçiliği uğrunda
tabutluklarda işkence görmüştür. Alparslan Türkeş’in de aralarında yer aldığı, 1944 milliyetçilik olayı mağdurları daha sonra bu suçlamadan beraat ederek yüzlerinin akıyla görevlerine dönmüşlerdir.
Bugünkü Ülkücü Hareket’in siyasi şekillendirmesinin öncüsü, Başbuğ Alparslan Türkeş’tir. Başbuğ’un Türk milliyetçiliği ülküsünü siyasi yarışta MHP, kültür alanında ülkücü sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla temsil ettirdiğini belirtmeliyiz. Türkeş’in hazırladığı Dokuz Işık ilkelerinin ilk üç maddesi; Milliyetçilik, ülkücülük, ahlakçılık adını taşımaktadır. Buradan anlıyoruz ki, ülkücülüğün temeli, İslam inancı ile Türk milletinin sahip olduğu milli, manevi, kültürel ve tarihi değerler manzumesinden oluşmaktadır.

O halde, ülkücülük kuru bir ırkçılık davası değildir. Ülkücülük, milliyet olgusunu reddeden bir ümmetçilik de değildir. Ülkücülük, her milletin kendi özdeğerlerine sahip çıkmasını tabii gören, Türklüğün milli ve manevi değerlerinin kaynaşmasından meydana gelen Müslüman Türk milletinin milletler yarışında en öne geçmesini istemek, çalışmak ve bu ülküyü hayat tarzı haline getirmektir.
Ülkücülük, her insanı Yüce Allah’ın bir emaneti olarak görmeyi emreder. Ülkücüler, mensubu bulundukları Türk milletini layık olduğu maddi ve manevi zenginliklere kavuştururken, birlikte yaşadıkları her insanı kutsal bir emanet olarak korur, geliştirir ve mutluluğuna katkı sağlar. Ülkücülük, kesinlikle ayrıştırıcı değil, birleştiricidir. Ülkücülük sonu izm’le biten her türlü yabancı ideoloji ve sistemlere karşıdır. Türk milletine uygun olan en doğru yönetim sisteminin şahsiyetçiliği destekleyen demokrasi olduğunu kabul eder.
Ülkücü, Türk milliyetçiliğini kültür milliyetçiliği temelinde algılar.Kendini Türk hisseden ve Türk milletinin gelişmesine hizmet etmeyi şerefli bir görev sayan herkesi şefkatle kucaklar. Etnik ırkçılık ve ayrıştırıcı tuzaklara karşı, Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sarılarak kenetlenebileceğine inanır.

Kısaca ülkücü, kendini Allah rızası için Türk milletine hizmete adayan adamdır.

7/28/2008

CRAIG DAVID BIO

C-D%20B-J1

CRAIG DAVID (ENGLISH)

Craig David returns with new single 'Hot Stuff' on November 5th and fourth album 'Trust Me' on November 12th.

With 13 million album sales worldwide and still only 26 years old, Craig David has earned a reputation as one of the UK's foremost talents, as well as one of the nation's most successful musical exports. He's now poised to return with a new album 'Trust Me' on November 12th, already being heralded as his finest since the 2000 debut set 'Born To Do It'.

'Trust Me' will be previewed by the release of the single 'Hot Stuff', available on physical (and digital download from October 29th) formats from November 5th. 'Hot Stuff' combines Craig David's inimitable vocal gift with irresistible funk-infused beats and a sample of David Bowie's classic track 'Let's Dance'.

Recorded in Havana, Cuba with producer Martin Terefe (KT Tunstall, James Morrison) and writer/producer/mixer Fraser T. Smith (Kano, Beyonce, Plan B, Jamelia), the track '6 of 1 Thing' emphasises how Cuban musical culture influenced his new work, whilst the ballad 'Officially Yours' (highlighting guest vocals from a female west London star-to-be) features some of his most evocative lyrics to date. Other highlights include the infectious hook and insistent rhythms of the title track, and 'She's On Fire' which combines sublime bass with Craig's fluid lyrical flow.

Since becoming a global phenomenon with 'Born To Do It', Craig David has become a huge UK superstar with two 1 singles ('Fill Me In' and '7 Days') and a further ten appearances in the Top 10. All three of his albums have been chart hits: 'Born To Do It' (1), 2002's 'Slicker Than Your Average' (4) and 2005's 'The Story Goes...' (5).

A multiple-award winner who has earned three Ivor Novello Awards (including Songwriter of the Year and Best Contemporary Song), four MOBOs (one of which was for Best UK Act) and 2 MTV Europe Awards, Craig David has worked with a talented array of artists including Sting and Artful Dodger's Mark Hill and Pete Devereux. Craig David also recently featured on Kano's Top 20 single 'This is The Girl'.

 

 

Craig David ( TÜRKÇE)

Craig David, 1981 Hampshire, İngiltere doğumlu bir r&b şarkıcısı. Babası afrika kökenli olan Craig’in annesiyse bir İngiliz. Çocukluğu basçı olan babasının grubunu izleyerek geçirmiş. Yerel bir radyo istasyonunda kendi remix’lerini çalan Craig David, bir süre sonra klüplerde çalmaya başladı ve bu sırada Artful Dodger grubunun beyni Mark Hill’le tanıştı. Mark Hill’in şarkılarına vokal ve düzenleme yaptı. İkili Capital Radyo’da birlikte bir program sunmaya başladı.

2000 yılında ilk hit şarkısı “Fill Me In”i yazdı ve henüz 19 yaşındayken hem İngiltere, hem Amerika listelerinde bir numaraya ulaştı. Wildstar Plak Şirketi ve Atlantik Records’la anlaştı ve ilk albümü “Born To Do It”, 2001 yılında piyasaya sürüldü. “Re-rewind”, “7 Days” ve “Walking Away” gibi şarkılar sayesinde, albüm dünya çapında 3.5 milyon sattı.

2002 yılında ikinci albümü “Slicker Than Your Average” piyasaya sürüldü ve beğeniyle karşılandı. “What’s Your Flava?” adlı single, o yılın en sevilen şarkılarından biri oldu. Albümde yer alan ‘Rise & Fall’ şarkısı, Sting’in ‘Shape Of My Heart’ parçasından bir sample içeriyordu ve şarkıda David’e Sting eşlik etmekteydi. Bu dönemde David’in plak şirketi iflas etti ve o da Warner Music’le bir anlaşma imzaladı.

2005 yılının Ağustos’unda ‘The Story Goes...’ adlı son albümü yayınlandı. Albümün ikinci single’ı “Don’t Love You No More (I’m Sorry)”, İngiltere listelerinde 15 hafta kaldı. Craig David, 25 yaşında olmasına rağmen 20 milyonu aşan satış rakamıyla, Avrupa’da en büyük ticari başarıyı kazanmış olan R&B şarkıcısı haline geldi.
Craig son olarak 2007'nin Ekim ayında çıkarttığı ve "Trust Me" ismini taşıyan dördüncü albümüyle İngiltere albüm listelerine başarılı bir giriş yaptı.

 ALBÜMLERİ ( ALBUMS)

Trust Me

01 Hot Stuff

02 6 of 1 Thing

03 Friday Night

04 Awkward

05 Just a Reminder

06 Officially Yours

07 Kinda Girl for Me

08 She's on Fire

09 Don't Play with our Love

10 Top of the Hill

11 This is the Girl (with Kano)

 

The Story Goes

01 All the Way

02 Don't Love You No More (I'm Sorry)

03 Hypnotic

04 Separate Ways

05 Johnny

06 Do You Believe in Love

07 One Last Dance

08 Unbelievable

09 Just Chillin'

10 Thief in the Night

11 Take 'Em Off

12 My Love Don't Stop

13 Never Should Have Walked Away

14 Let Her Go

 

 

Slicker Than Your Average

01 Slicker Than Your Average

02 What's Your Flava?

03 Fast Cars

04 Hidden Agenda

05 Eenie Meenie

06 You Don't Miss Your Water ('Til the Well Runs Dry)

07 Rise & Fall feat. Sting

08 Personal

09 Hands Up In The Air

10 2 Steps Back

11 Spanish

12 What's Changed

13 World Filled With Love

 

 Born To Do It

01 Fill Me In

02 Can't Be Messing 'Round

03 Rendezvous

04 7 Days

05 Follow Me

06 Last Night

07 Walking Away

08 Time To Party

09 Booty Man

10 Once In A Lifetime

11 You Know What

12 Rewind

 

craigdavid2-800x600

7/16/2008

İSTİKLAL MARŞI

İstiklal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,
Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl
 

 Mehmet Akif ERSOY

5/29/2008

DÜNYADA AÇIKLANAMAMIŞ 10 OLAY ( IN THE WORLD ISN'T THE EXPLANATION TEN THE EVENTS)

Dünyada Açıklanamamış 10 Olay...

BABİLİN ŞASIRTICI PİLİ ve GÜMÜŞ KAPLAMA ÇÖMLEKLERİ

1938 Yılında Avusturyalı Arkeolog Dr. Wilhelm Konig bir müze oluşturmaya çalışıyor ve durmaksızın kazı yapıyordu . Kazı sırasında , 15 cm yüksekliğinde parlak sarı renkte kilden yapılmış ikibin yıllık bir çömlek buldu ; çömleğin içinde bakır levhadan yapılmış 3.81 cm. çapında 5 cm. yüksekliğinde bir silindir vardı .

Silindirin kenarları 60/40 oranında kurşun/kalay alaşımıyla kaplanmıştı ve bu oran günümüzde kullanılan en iyi orandı . Tepesinde şapka gibi duran katlanmış ve bakırın içine gömülmüş mühre benzer zift ya da asfalt bir parça veya katman görülüyordu . Bu katmanın içinden çıkan bir demir çubuk , bakır silindirin içine doğru asılı duruyordu , bakar bakmaz demir çubuğun paslanmış olduğu yani asitlendiği anlaşılıyordu . Bir mekanik uzmanı olmayan Dr. Konig bu garip cisme önce uzun uzun baktı ama fazla düşünmesine ve uzman olmasına hiç gerek yoktu çünkü kil çömlek antik pilden başka birşey olamazdı .

Bu pil şu anda Bağdat Müzesindedir ve resmi tarihlemesi ise m.ö. 248 ile m.s. 226 arasındaki Part/Pers işgalidir yani o dönemden kaldığı bilimsel olarak kabul edilmiştir . Dr. Konig bu garip çömleğin dışında yine şu anda aynı müzede bulunan gümüş kaplı başka bakır çömlekler de bulmuştu ; tüm çömleklerin bulunduğu yer Güney Irak'taki Sümer kazılarıydı ve bu alanın arkeolojik tarihi m.ö. 2500 olarak belirlenmişti ama tutucu müzeciler inatla kendi bildikleri tarihi çömleklerin yanına yazmaktan geri kalmadılar .

Bugün özellikle gümüş kaplı çömleklere baktığınızda , yüzeydeki parlak mavimsi rengi görebilirsiniz ; bu renk gümüşün elektro kaplama yöntemiyle bakıra kaplanması halinde ortaya çıkan karakteristik renktir . Bir an için müzecilerin haklı olduklarını kabul edelim ; öyleyse Persler , bildiğimiz en eski uygarlık olan Ortadoğu uygarlığının dışında ve ötesindeydiler çünkü pil kullanıyorlar ve elektro kaplama yapabiliyorlardı . Ya da Sümerler bunu yapıyordu ; yapan veya sahibi kim olursa olsun ; sormamız gerekmiyormu?

Biz neden pil yapmayı ve elektrolizi 4000 yıl sonra hatırladık? Ya diğer unuttuklarımız?


DENDERA'DAKİ ELEKTRON TÜPLERİ

Mısır'da Dendera'da bulunan geç ptolemik dönemden kalma Hathor tapınağı'nın farklı yerlerinde Eski Mısır uzmanlarının bir türlü geleneksel dinsel-mit terimiyle açıklayamadıkları garip duvar resimleri vardır ama elektrik mühendisleri için bu resimleri hemen tanımlamak çok kolaydır .

17 no'lu geçitteki üst panelde , Mısırlı rahiplerin ellerinde boyu eninden fazla olan tüpler görülmektedir , rahipler ne olduğu anlaşılamayan bir uğraş içindedirler ve her tüpün içinde , tüp uzunluğunda bir yılan bulunmaktadır .

İsvaçli mühendis Henry Kjellson , " Forvunen Teknik/Kayıp Teknoloji " adlı kitabında hiyerogliflerin bu yılanları parlayan ve ışık saçan olarak tanımladıklarını yazarken , tanımın bir tür elektrik akınını kasdettiğine inanmaktadır .

Yine aynı sahnede , sağda üst köşede bir Mısır Tanrısı olan Atum-Ra oturmaktadır ve ellerinde enerji kaynağına benzer bir kutu tutmaktadır . Kutunun saç örgüsüne benzer bir uzantıya veya kabloya bağlı olmasını elektromanyetik mühendisi Alfred D. Bielek , bir mühendislik çiziminin kopya edilmesi olarak yorumlanmakta ve bugünün elektrik kablolarının yönlendirilmesi bu şekilde gösterildiğini söylemektedir . Kablo kutudan çıkıp , resmin tabanına kadar uzanmakta ve uçları tüp cismin dibinde kaybolmaktadır .

Resimlerdeki cisimlerin herbiri bir sütun üzerinde durmaktadır ve Biielek'e göre bu sütunlar birer yüksek voltaj kaynağıdır . Tüp cisimler TV resim tüplerine de benziyorlar , elektronik teknisyeni N. Zecharius , cisimleri Crookes veya elektron tüplerine benzetmiştir ama bunlar modern TV tüplerinin çok ötesindedirler .

Ne yazıkki , daha üst geçit'te bulunan resimler harap olmuştur ama içerde Kutsal Bölmede bulunan bir papirüs çok iyi durumda bulunmuştur ama buna bakıldığında garip tüplerin gizemi daha da artmaktadır . Yazmada sadece çalışır durumda olan tüpler değil , amaçlarıda görülmektedir . Birçok örnekte , kadınların ve adamların tüplerin yanına oturmuş oldukları ve uzatmış oldukları ellerini veya avuçlarını doldurdukları resmedilmiştir yani bir şey almamaktadırlar .

Nedir o bir şey ve o insanlar ne tür bir enerjiden yararlanmaktadırlar? Dendera resimleri eşsizdir ve kesin olarak geçerli bilimsel mantıkla açıklanamaktadır . Ve eğer bu bir teknoloji ise , bizim teknolojimizin çok ötesindedir.


ASHOKA SÜTUNU BİLMECESİ

Antik bir metalürji harikası arıyorsak , Hindistan'a Delhi'ye gitmemiz yeterlidir . Çünkü Ashoka Sütunu oradadır ; boyu 23 m. çapı 40 cm. , ağırlığı 6 tondur . İşlenmiş demir şaft olan sütunun , kaynakla birleştirilmiş disklerden yapıldığı belirlenmiştir .

Bir iddiaya göre , m.s. 413'te ölen Kral II. Chandra Grupta'nın mezar taşıdır . Böyle olsa dahi , sütunun 1500 yıldan beri aynen kaldığı ve hiç bozulmadığı gerçeği değişmeyecektir . Sütunun yüzeyi yumuşak ve prinçle kaplı izlenimini vermektedir , hava koşullarından etkilendiğini gösteren birkaç iz bu kaplama yüzeyde görülebilir . 1600yıllık süreç içerisinde , Hint yağmur ormanlarına , muson ikliminde , sert rüzgarların ve yüksek nemli ısının altında eşdeğer bir demir kütlesinin paslanıp , çürümemesini düşünmek ancak bir hayaldir .

Demir yapımı ve paslanmauya karşı korunma teknikleri bilindiği kadarıyla ancak 5. yüzyıldan sonra geliştirilmeye başlanmıştır ama bu bilgi Ashoka Sütunun'da geçerli değildir . Bu garip sütunu yapan gizemli metalürjistler kimlerdir ve onların uygarlıklarına ne oldu ? Ve neden onlardan kalan başka bir ize ulaşamıyoruz ? Yoksa , geçmişin tarihini yazarken , atalarımızı ilkel insanlar sanıyor ve saçmalıyormuyuz.


ANTİKYTHERA'da BULUNAN YILDIZ HESAP MAKİNESİ

1900 Yılında Paskalya'dan birkaç gün önce , Yunanlı bir grup sünger avcısı , Antikyhera adlı küçük bir adanın yakınında su altına dalış yaparken , antik bir geminin kalıntılarına rastladılar .

Kalıntıların arasında m.ö. 50 yılından kalma bronz ve mermer heykeller vardı , dalgıçlar bunları çıkarmaya çalışırken şekilsiz garip bir cisme rastladılar , bu cisim sonradan incelenmek üzere Atina Müzesine yollandı . Sonrası malum , cisim temizlendi ve çürümüş bronz ve tahta kalıntılarının arasında modern bir saatin dişli çarklarına benzeyen dişliler bulundu .

1958'de Dr. Derek J. de Solla Price , uzun bir çelışma sonucunda cismin bir taslağını yaptı , bu bir makinaydı . Dişlilerin çalışması sonucunda Ay'ın ve Güneş'in hareketleri hesaplanabiliyordu .

Bir saat değildi ama bir tür hesap makinesiydi ama en önemlisi yıldızların geçmişteki ve gelecekteki konumlarını gösteriyordu . Büyük olasılıkla Antikyhera aygıtı , Eski Yuna'ın çok öncesinde yapılmıştı ; gizem hala çözülmüş değil ; aygıt müzede duruyor ve bir benzerine hala rastlanmadı . Göksel Hesap Makinesini yapanların kimliğini şu ana kadar öğrenmiş değiliz. Kimdi onlar?


ESKİ MISIR'da HAVACILIK

1898 Yılında , Mısır'da Kuzey Sakkara'da , m.ö. 200'den kalan Pa- di-Imen'in mezar kazılarında garip kanatları olan bir cisim bulundu . O yıllarda , daha henüz uçak ve uçuculuk kavramı gelişmemişti , olsa olsa bir kuş olabilirdi .

Cisim , Kahire Müzesine yollandı ve katologlara alındıktan sonra diğer açıklanamayan eşyaların arasında yerini alarak tozlanmaya terk edildi . 70 yıl sonra Mısırılog ve arkeolog Dr. Halil Messiha , müzedeki kuş figürleri üzerinde çalışırken , Sakkara cismi ile karşılaştı , daha ilk bakışta cismin kuş olmadığına karar verdi , önünde modern bir uçak dizaynı duruyordu .

İşin ilginç yanı Dr. Messiha'nın , bir model uçak meraklısı olmasıydı , kısa bir çabadan sonra Mısır Kültür Bakanlığını bir araştırma yapılması için ikna etmeyi başardı . Cismin son derece hafif bir maddeden yapılmıştı , ağırlığı 14 gr.'dı ,kanat açıklığı 17.78 cm.'di ve aerodinamiği mükemmeldi . Kanatlar modern bir makette olduğu gibi , özel olarak açılmış bir deliğe monte edilmişti ve arka kuyruğu tam anlamıyla modern bir uçağa benziyordu .

Yapılan tasarım sonucunda ortaya çıkan uçak modeli düşük hızlı bir yük uçağına benziyordu , hızı ancak saatte 45-65 mil olabilirdi ama tabiki güç kaynağının ne olduğu bilinmiyordu .

Mükemmel bir planör olarakda düşünülebilirdi ama bu cisim 2000 yıllıktı ve planör olarak uçabilmesi için , bir jet uçağının çekişine ihtiyacı vardı . Messiha , Eski Mısırlılar'ın günlük yaşamlarında her şeyin modelini yapmaya bayıldıklarını biliyordu ; mezarların tapınakların gemilerin arbaların hizmetçilerin hayvanların ve hemen her şeyin küçük modellerini yapmışlardı .

Sonuç olarak bir uçak modeli bulunmuştu ; Dr. Messiha şimdi çok daha öte bir hayal kuruyor ; acaba çöllerin kumlarının altında daha neler gizli? Ve Eski Mısırlılar uçuyor muydular?


İNKALARIN JET UÇAĞI

1954 Yılında , Colombia Hükümeti , antik altın eserlerden oluşan bir koleksiyonu , ABD'ye sergilemeye gönderdi . Amerika'nın önde gelen mücevher uzmanlarından Emmanuel Staubs , siperiş üzerine cisimlerin altı tanesinin röprodüksüyonlarını yapacaktı .

15 yıl sonra bunların bir tanesi analiz için biyolog-zoolog Ivan T. Sanderson'a verildi . Sanderson kısa bir çalışmadan sonra , bir grup danışmanı toplayarak vardığı sonucu açıkladı ; bu model en azından bin yıllıktı ve yüksek hızda uçabilen bir uçak modelinden hatta bir jet başka birşey değildi . Modelin uzunluğu 5cm.'di ve bir zincirin ucuna takılıp , kolye olarak kullanılmıştı .

Tahminen m.s 500-800 arasında , Sinu Bölgesi'ndeki İnka öncesi dönemden kalmaydı . Sanderson ve New York Aeronotik Enstitüsü'nden Dr. Arthur Poyslee , bu tür bir kanatlı hayvanın olmadığı sonucunda birleştiler , cisim biyolojik olmaktan öte mekanikti .

Örneğin ön kanatları delta şeklindeydi , kenarları çok belirgindi ve bir hayvana hiç benzemiyordu arama daha da ilginci bir dümen vardı . Bütün bunların ötesinde , cismin üzerinde Aramaik yani eski İbrani alfebesindeki " B " harfinin bulunması inanılmazdı yani cismin kökeni Colombia değil , Ortadoğu olmalıydı ama orada ne arıyordu? Gerçekten bu bir uçak modeli mi ? Harfin şekli bir rastlantımı? Yoksa eski Ortadoğulular uçmanın sırrına sahipmiydiler?


ATLANTİS'TEN GELEN KRİSTAL KAFATASI

Kuşkusuz ki , en ünlü en gizemli kristal parçası 1927 yılında F.A. Mitchell Hedges tarafından eski İngiliz Honduras'ı şimdiki Belize'deki antik Maya kenti Lubaantum'da bulunan kafatasıdır . Kafatası tek parça berrak kuartzdır ; yüksekliği 12.7 cm. , eni 32 cm. , genişliği 12.7 cm.'dir yani küçük bir insan kafatası büyüklüğündedir ve ayrıntıları mükemmeldir .

1970 yılında Frank Dorland tarafından Hewlett-Packard Laboratuvarlarında yapılan testlerde kafatasının normalötesi bircisim olduğu sonucuna varılmıştır . Kafatasının normal ya da doğal kristal olduğu ve karakteristik olarak moleküler yapısına dokunulmadığı anlaşılmıştır ve bu oluşum modern kristalografide henüz denenmemiş ve bilinmemektedir .

Hiç bir meetal kullanılmamıştır , Dorland herhangi bir ize rastlayamamıştır , üzerinde görülen bazı çizgiler kazı sırasında ve sonrasında oluşmuştur ve yine Dorland'a göre büyük olasılıkla kafatası elmas kesici kullanılarak şekillendirilmiş ve mükemmel bir perdahlama ve parlatma işlemi yapılmıştır .

Bir diğer ilginç saptama kafatasındaki su ve silikon - kristal kum izlerinin bulunmuş olmasıdır ve bu oluşum için gereken süre 300 yıldır . Sonuç olarak bütün bunlar bize inanılmaz bir başarıyı veya bilinmeyen bir tür kayıp teknolojinin kullanıldığını göstermektedir .

Modern bilim , kristal kafatasına uygun bir açıklama getiremiyor , insanoğlu Ay'daki dağlara tırmanabiliyor ama bu cisimi açıklayamıyor . Hewlet - Packard'dan bir kristalografın dediği gibi , bu kristal varolmamalıdır . Yüzlerce yıl öncesinin kuartz kristal ustaları acaba kimdi? Yoksa kafatasını , başka birilerimi düşürdü?


2000 YIL ÖNCEKİ KALP VE BEYİN NAKLİ

Yine Peru'dayız ; Ica'da ; burada 20.000 taş tablet ve bezbol topuna benzer kaya parçası bulunmuştur , hepsi resimlerle süsülenmiştir tüm kayaların sahibi amatör bir arkeolog ve jeolog olan Dr. Javier Cabrera Darquea'dır .

Kayalar gri andesit ve yarı kristalize sert granit'tir yani kazılmaları çok güçtür ama Dr. Cabrera'nın belirlediğine göre bu kayalar oyulmuş olarak çok uzun zamandan beri buradadırlar . İlk kez , 1525'te kaşif ve katil Pizarro'nun yanında bulunan Rahip Simon adlı Jesuit misyoner tarafından görülmüş ve katdedilmişlerdi .

1562'de bazı örnekler Avrupa'ya taşınmıştı . Taş portreleri yapanlar anatomiyi iyi biliyorlardı , hatta günümüzdeki anlayışın daha ötesindeydiler .

Bazı yerlerde , böbrekler ve akciğerlerdeki kan akışkanlığı ve akapunktur iğnelerinin anestezik olarak kullanaılacağı noktalar gösterilmiştir , bu teknik Avrupa'da ancak 1970'ten sonra kullanılmaya başlanmış ve kanserojen tümörler üzerinde denenmiştir .

Daha ayrıntılı resimlerde açık kalp ve açık beyin ameliyatları görülmektedir , hatta bir yerde adım adım bir kalp nakli resmedilmiştir . Bu huzur kaçırıcı keşif , sanki günümüzün teknolojisi ile rekabet etmektedir . Dr. Cabrera resimlerde bir beyin naklinin dahi görüldüğü düşüncesindedir . Tarih , öncesi cerrahi düşüncesinin , modern cerrahinin daha ötesinde olması çok etkileyici ve çarpıcı bir kuramdır . Kısacası , tarih öncesi cerrahlar kimlerdir? Ve bu denli bilgiye nasıl ulaşmışlardır?


MİLYARLARCA YIL ÖNCE ÜRETİLEN DEMİR KÜRELER

30 Yıl önce güney Afrike'da Batı Transvaal'da bulunan Wonderstone Gümüş Madeninde çalışan madenciler , kuyu açma çalışmaları sırasında metal kürelere rastladılar .

Kürelerin sayısı 200'ü aşıyordu , 1979'da kürelerin birkaçı Johannesburg , Witwaterstand Üniversitesi'nden Jeoloji uzmanı Prof. J.R. Mclver ve Potsshefstroom Üniversitesi'den Prof. Andries Bisschoff tarafından incelendi , metalik küreler biraz basıktılar ve çapları 1 ile 10 cm. arasındaydı .

Dış yüzeyleri genelde çelik mavisiydi , dışarıya vuran kızıl yansımalar görülüyordu ve metale gömülü minik benekler vardı , benekler beyaz fiberden yapılmış izlenimini veriyorlardı . Alaşımın nikel/çelik olması doğal değildi çünkü bu kompozisyon kurallarının dışındaydı , ancak metorik bir köken böyle olabilirdi .

Bazılarında bir veya iki cm.lik ince bir kabuk belirlendi ve küreler kırılarak açıldığında içlerinin garip süngerimsi bir madde ile dolu olduğu anlaşıldı ama kısa bir zaman sonra hava ile temas eden bu maddenin küle dönüştüğü gözlemlendi .

Kürelerin analitik yapısı , kayaların özgün yapısı ile hiç ilgili değildi , radyo-izotop teknikleriyle yapılan tarih belirlemelerinde kürelerin en azından 2.8 veya 3 milyar yıllık oldukları belirlenince herkes şok oldu . Güney Afrika Klerksdrop Müzesin'den Roel Marx , bu garip ve gizemli olaya bir gizem daha kattı ; küreler kendi eksekleri etrafında döndürüldüklerinde dışarıya serbest bir tür enerji yayıyorlar ve durdurulduktan sonra çok uzun bir süre aynı enerjiyi yaymaya devam ediyorlardı .

Kürelerin yaydığı enejinin türü belirlenemedi , neden yapıldıkları anlaşılamadı , amaçları bilinmiyor ve de kimlerin yaptığı tahmin dahi edilemiyor .

Kimibilir belki de Transvaal Küreleri'ni de , model uçakları , kristal kafatasını , çömlekteki pili ve yıldız hesap makinesini kullananlar düşürmüşlerdi; kimbilir belkide bütün bunlar akıl ötesi bir zekanın çocuklarının oyuncaklarıydılar; belki de Neandertal insan avına bi laser silahıyla çıkan , beyin naklini başarabilen babaları , odalarını (dünyayı) kirlettikleri için onlara kızıyorlardı...


NEANDERTAL ADAMI KİM TÜFEKLE VURDU?

Eğer yolunuz Londradaki Doğal tarih Müzesi'ne düşecek olursa , arada Paleolitik Dönemden kalma 38.000 yıllık bir kafatası daha göreceksiniz "Kristal kafatası da oradadır" Bu kafatası 1921 yılında , şimdiki Zambia'da bulunmuştur ve sol tarafında yaklaşık iki santimlik bir delik bulunmaktadır .

Yapılan inceleme sonucunda , deliğin bir ok veya mızrak tarafından açılmadığı anlaşılmıştır çünkü deliğin kenarlarında mikroskobik düzeyde dahi en küçük bir çatlak yoktur yani delik sesten daha hızlı bir cisim tarafından açılmıştır .

Deliğin karşı yanı yani çıkış noktası parçalanmış veya kırıktır , buda kafatasının içerden dışarıya doğru patladığını göstermektedir yani özetle bu tür bir delik izi ancak bir tüfek atışı sonucunda açılabilir .

Ateşli silah uzmanlarına göre , bu tarih öncesi kurban , kasıtlı bir atışla yani çok yüksek hızlı bir silahın kurşunuyla öldürülmüştür ama bu silahı onbinlerce yıl öncesinde kullanan kimdi ? İki varsayım var ; kafatası sanıldığı kadar eski değildir yani ortada ciddi bir bilimsel yanılgı vardır ya da deliğin nedeni başkadır .

Ama bu Paleotik kafatası 1.820 m. derinlikte kaya blokları içinde bulunmuştur yani çok eskidir . Peki ama 38.000 yıl önce kim barut kullanıyordu ? Elbetteki Taş Devri insanı değildi , öyleyse bir başka ırk vardı . Ya da başka bir dünydan gelen birileri vardı ama uzayı aşan bir zeka , barutlu tüfekmi kullanıyordu ? Acaba deliğin bir lazer ışını olabilirmi * yoksa aramızda veya geleceğimizde , Neadertal insan avcılığına meraklı zaman yolcularımı var? Sonuçta soru şudur ; o tüfeği kim taşıyordu ?
5/7/2008

Discussion sur Talking about OSMANLI

 

Citer

Talking about OSMANLI

 

 

               

Osmanlı; hakkında pek çok kitap yazılan, yorumlar yapılan, tartışılan, konuşulan bir devlet, imparatorluk. Üzerinden bunca asır geçmesine rağmen neden bu kadar tartışılıyor, konuşuluyor, yorumlanıyor, bazen karalanmaya varan sözler söyleniyor hakkında? Tarih kitaplarının kuru, duygusuz sayfalarında okuduklarımızdan mı ibaret Osmanlı?

Fatih’i, Yavuz Sultan Selim’i, Kanuni’si, Barbaros Hayrettin Paşa’sı, Piri Reis'i, yeniçerileri,akıncıları, hoşgörüsü, adaleti, esnafı, sanatkarı, halkı ile ilgili yapılan bütün yorumlara rağmen tarihin belleğine Nizam-ül Âlem (aleme nizam veren) olarak kazınan Osmanlı.

Osmanlı’nın fetihlerinin ve tüm yaptıklarının altındaki amacı anlayamamış insanların anlattığı gibi miydi Osmanlı? Osmanlı’nın yaşadığı kendini Allah yoluna vakfetme duygusunu hiç hissetmemiş, belki de Osmanlı'dan utanç duyan insanların söyledikleri gibi miydi? Osmanlı’yı bir de bizden dinleyin.

 

            Not: videoları izlerken  madia playerdeki çalan şarkıyı durdurun...

                         

 

Windows Media Player